Başarisizlik korkusuna kurban edilmiş yetenek ve bilgi denizleri……
Bu sorulara cevap vermeden kendimize şu soruları soralım? Başarı nedir? Çocuğum kimdir ve ne yapmak istiyor? İlgi duyduğu şeye yeteneği var mıdır? Çocuğuma destek mi oluyorum yoksa destek anlamında müdahale mi ediyorum? Zoraki şefkat mi yoksa duygusal destek mi veriyorum? Bütün bu sorulara cevap verebilirsek yukarıdaki bütün sorulara da cevap vermemiz demektir.
“Başarı” çocuğun olabileceği kişi olabilmesidir. Kendisine, ailesine ve vatanına hizmet edebilmesidir. İlgi ve özellikle de yetenekleri doğrultusunda elinsen gelenin en iyisini yapabilmesidir. En iyi seçim bireyin kendisinin yaptığı seçimdi anlayışım ile kendi seçimlerini yapabilmesi ve bunların sorumluluklarını alabilmesidir. Doğru hatalar yapabilmek ve bunlardan dersler çıkararak aynı hatayı tekrar yapmamasıdır. Mutlu olabilmek ve etrafında etkileşimde olduğu insanlarında mutlu olmalarına katkı sağlayabilmektir. Bütün bunlar iyi insan olmanın özellikleridir. Yani başarı iyi bir üniversite okuyup çok iyi bir iş sahibi olmak değildir. Başarı olabileceğimiz kadar olabilmenin yanında insan olabilmektir. Yani esas başarı “İyi İnsan”olabilmektir. Çünkü biz gerçek yaşamda ayda, yılda bazen de hiçbir zamanbir doktora, öğretmene, mühendise, askere, polise vs ihtiyaç duymuyoruz. İhtiyaç duymamak onları varlığına ihtiyacımız yok anlamına gelmiyor. Rabbim onların eksikliğini vermesin. Fakat biz sosyal yaşamın her karesinde, her anında ve alanında “iyi İnsan” ihtiyacımız var. Haydi gelin başarısızlık korkumuzla yetenek ve bilgi denizi olan çocuklarımız kurutmayalım…




Yorumlar (0)