Aslında dağların karşısında da yapılır felsefe, tepelerin menzilinde : Hira gibi. Deniz olması şart değil. Belli ki şart olan dağ da değil. Sadece biraz uzaktan bakmak, biraz yüksekten. Yani olanı biteni en net görebileceğin yerden. Biraz doğa, biraz ufuk ve biraz uzaklık belki. Kimseye uzak değil, kimseler uykudayken, senin uyanık olduğun yer. Orası Hira’dır işte.
Ve herkesin Hira’sı olmalı. İster dağ, tepe, ister deniz, ister dümdüz bir ova. Yalnızlığı kovalamalı insan; doğayı ve aslında kendini, kendi doğasını.
Ve hatta Hira’ları olmalı her gittiği yerde. Orada olan ya da yanında götürdüğü.
Her tatile gittiğimde ben de Hira’lar bulurum kendime. Herkesin de içinde olduğu ama herkes uyuduğunda bana kalan. Sabah namazı sonrası gün doğumunu yakaladığım an. Yalnızca doğayı ve kendimi duyabildiğim. En nefis açık büfem, tadı damağımda kalan. Birazını da bavula koyup yanımda getirdiğim.
Döndüğümde en çok bunun hüznünü yaşarım. Sorumluluğum olmadığı ve yalnız kalabildiğim anlar, mekanlar arar, bulamam. O zaman derim, yine de bir Hira’sı olmalı insanın. Öyleyse nerede aramalıyım?
Arayana ayetini gönderir ya Rabbim, bana da gönderdi, belli ki tam vaktiydi. Bir öğretmen ayeti. Adı Mustafa olan.(Bu ismi ayrı severim). Kıymetli Mustafa hocam der ki her ders bitiminde: ‘’ Haksızlık etmeyin geleceğinize’’ ve ’’Hayal kurun.’’ Söylediği her cümleyle haftalarca düşündüren pek kıymetli Mustafa hocam, akleden yüreğine selam olsun.
Hayal kurmak… Gidemeyeceğin yere aslında gidebileceğin kapılar açmak. Kapısı da senin, mekan da senin ve dahi anahtarı sende olan.
Tüm sesler ve sorumluluklar artık uykuya daldığında varabileceğim bir Hira’m var artık. Fiziken değil, ruhen çıktığım bir gezintinin muhteşem bir durağı.
Bir yer inşa ettim hayalimde. Herkesin de olduğu ve ulaşabildiği ama herkes uyurken yalnız benim olan, mütevazi bir yer. Biraz yüksekte, çok değil; acziyetimi ve uzaktan beni görebileceğim kadar. Bir kulübesi bile var. Düşünce hasadımdan azığımı depoladığım, soğuktan ve kuraklıktan ve insanlardan en çok koruduğum. Anahtarı da yok üstelik, herkese açık aslında, herkesin ulaşabileceği; anlayan herkesin.
Yorumlar (0)