Son birkaç aydır ülkemizde kabullenmesi mümkün olmayan durumlar yaşanıyor.
Kız çocukları kaçırılıp öldürülüyor, bebekler şiddet görüyor, trafikte taraflar birbirine saldırıyor, yiyeceklerimize domuz eti karıştırılıyor, sütün içinden su, beton firmalarının raporlarında uygunsuzluk çıkıyor.
Neden bu durumdayız diye düşündüğümüzdebazılarımız adalet sisteminin caydırıcı olmadığından bazılarımız eğitim sisteminin yetersizliğinden bazılarımız ise modern çağın getirdiği bir takım medya iletişim ve oyun araçlarının oluşturduğu tahribattan dem vuruyor.
Sebeplere daha çok şey eklenebilir ancak gerçek şu ki iyiye gitmiyoruz.
Bir dönem vatan elden gidiyor, başka bir zaman din elden gidiyor diyerek insanlarımız mücadele etmek üzere birleştirilmeye çalışılıyordu.
Şimdi içinde bulunduğumuz durumda ise “Can elden gidiyor!” diyerek sokaklarda dolaşsak yeridir.
Diyelim çıktık kime neyi nasıl anlatacağız inanın neredeyse imkansız!
Muhafazakar kesim bu işleri dinden uzaklaşmaya bağlarken, bir bakıyorsunuz dine uygun diyerek çocuk yaşta kızların evlendirilip hayatlarının kararmasına sessiz kalıyorlar.
Bir yaratıcıya inanmakla birlikte hayatı gelişi güzel yaşayanlar, dini kuralların insan özgürlüğünü kısıtladığını, bastırılan nefsi duyguların aniden patlak verip toplumu infiale sürükleyecek olaylara sebep olduğunu iddia ederken, diğer yandan aynı kişiler cinsi ahlaksızlığı yaymaktan başka bir işe yaramayan bir takım medya programlarına seslerini çıkarmıyorlar.
Kadınlara yönelik taciz ve şiddeti önlemek için mücadele edenler, TV dizilerinde, reklam filmlerinde, ilan ve afişlerde hatta kitap fuarlarında bile kadınlarımızın cinsel birer obje olarak öne çıkarılmasına sessiz kalıp, aslında kadına karşı en büyük şiddetin kadınların elleriyle yapıldığını görmüyorlar.
Halimizi özetleyecek olursak kimisi istediğimi istediğim yerde giyerim diyor, bir başkası elimdeki çöpü istediğim yere atarım.
Bazıları bir dünya para verdim arabamla nasıl istersem öyle giderim derken, kimisi bu köy benim diyerek yaylaya istediği şekilde barakasını konduruveriyor.
Kimisi sokaklar benim diyerek önüne gelene ateş ediyor, kimisi karımı istediğim zaman döverim diyor ve kimisi çocuklarını….
Böyle olmaz! Orta yolu bulmalıyız!
Orta yol demek omurgasız, kimliksiz, cinsiyetsiz bir duruş değildir!
Aksine toplum değerlerini, insan haklarını, inanç özgürlüklerini göz önünde bulunduracak şekilde kaliteli bir hayat sürmek demektir.




Yorumlar (1)