BİZİM ARTIMIZ DA EKSİMİZ DE BELLİ
Burada vatandaşlara seslenen Bülbül, “Bu seçim kritik bir seçim, muhalefet partileri de keşke terörle arasına mesafe koyan, Türkiye’nin milli menfaatleri noktasında aynı tavır içerisinde olan ama iktidardan daha iyisini ben yaparım diyen yapıda olsalar keşke. Fakat durum farklı, bulanıklık ve karmaşıklık hakim olmuş durumda. Türkiye’nin güvene ve istikrara her zamandan daha fazla ihtiyaç duyduğu bu dönemde Cumhur İttifakı 5 senelik uygulamasıyla Türkiye’de siyasi istikrara hizmet edecek tek yapı olduğunu kanaatimizce gösterdi. Bu dönemde başımızdan geçmeyen şey kalmadı. Pandemi, Rusya-Ukrayna savaşı, depremler, orman yangınları, sel felaketleri. Bunların sadece bir tanesi yaşansa hükümetlerin ayakta durması zor olacakken, Allah’a şükürler olsun; Milliyetçi Hareket Partisi ile Adalet ve Kalkınma Partisi çok iyi bir şekilde bir birine kenetlendi, milletimizin de kenetlendi ve 15 Temmuz’dan sonra başlayan süreç çok hayırlı ve bereketli bir şekilde bugün ilerliyor. Bizim eksimizde belli, artımızda belli. Cumhur İttifakı nettir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın eksisini de artısını da bu millet biliyor. Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli’yi de vatandaşlarımız çok iyi biliyor, çok iyi tanıyor. Karşımızdaki diğer yapıya baktığımız zaman su bulanık. Bir tane direksiyonu var devletin, o direksiyonun üzerinde yedi sekiz tane el var. O direksiyonun nereye çevrileceği, o arabanın nereye gideceği belli değil. Bununla birlikte milli politikaların tamamen dışında terör odaklarıyla, HDP gibi partilerle olan birliktelikleri de bizi endişeye sevk eden sıkıntılardan bir tanesidir” ifadesini kullandı.
MHP’li Bübül konuşmasını şöyle sürdürdü:
Bugün Türkiye’de verilecek olan kararlar, bir iktidar muhalefet yarışından daha ziyade Türkiye’nin 15 Temmuz’dan sonraki mücadelesinin devam edip etmemesi noktasında adeta bir karar zamanı gibi olacak. Cumhur İttifakı gerek terör örgütleriyle, gerek Türkiye’ye düşman tüm odaklarla çarpışa çarpışa bugüne kadar geldi. Birileri karşı tarafta bunlardan geri adım atacaklarını ifade ediyorlar. Terörle mücadelede Suriye’de Irak’ta askerimizin varlığını sona erdireceklerini söylüyorlar. Geri çekileceğimizi ifade ediyorlar. Mavi vatandaki menfaatlerimizi terk edeceklerini ifade ediyorlar. Kıbrıs’ta iki devletli şahsiyetli bir çözüm yerine federatif bir sistemle çözeriz deyip, Türklerin orada Rumların ayağına paspas olmasının önünü açacak bir takım düşüncelere sahipler. Bunlar bir basit iktidar muhalefet meselesi değil. Bunlar Türkiye’nin milli politikalarıdır. İktidarlar değişir ama bu politikaların değişmemesi lazım. Lakin karşımızda bu politikaları değiştireceğim iddiasında olanlar var ve bu politikaları daha ilerletmek noktasında değil, geriye çekmek noktasında bir pozisyon söz konusu. Bunu biz Türkiye’nin geleceği açısından bir tehdit olarak algılıyoruz. Bunu büyük bir problem olarak görüyoruz. Türkiye’nin bir kaosa sürüklenmesi her halde bu memleketin dışında herkesin ekmeğine yağ sürer. Bizim buna 15 Temmuz’da müsaade etmediğimiz gibi Allah’ın izniyle bu süreçte de müsaade etmemiz lazım. FETÖ artıklarını, bunların devletin içerisine sızmasına sebep olan ve siyasetten uzaklaştırılmış ne kadar yapı varsa bugün karşı tarafın listelerinden yeniden aday gösterilerek, bu işin içerisine sokulmaya çalışılıyor. Kanun hükmünde kararnamelerle ihraç edilen
Yorumlar (0)