2 ağustos 1932 tarihli akşam gazatesinde İ.Vasfi adındaki bir köşe yazarının Hendek ilçesindeki gözlemleri
Hendek Mektupları
Hendekliler deniz hasretini nasıl telafi eder?
Hendekte her gün sokaklar sulanır ve iyice temizlenir!!!
Hendek, Adapazarı – Bolu yolu üzerinde şirin bir nahiyedir. Bu kasabaya girilince iki tarafı ağaçlı, temiz ve geniş caddeler nazarınızı okşar. Bu caddelerin yaya kaldırımına yakın taraflarında ve diğer sokakların ortasında hususi yapılan mecralardan akan bol su bu kasabanın bir hususiyetidir.
Sıcak bir günde otobüsünüz büyük meydanlıkta durduğu vakit hoş bir manzara ile karşılaşırsınız:
Caddelerden akan suların içine masalar kurulmuş, ayaklar çıplak ,paçalar sıvalı, suyun içine yerleştirilmiş sandalyelere oturulup bazısı nargilesini fokurdatarak tavlasını şakırdatıyor, hatta da gazete okuyor veya konuşuyor.
Akar su içinde banyo yapan ayakların memnuniyetlerini bildirmek için olacak arada sırada iki tarafa sallandıkları görülüyordu. Denizi olmayan yerlerde bu usül hiç de fena değil... diye düşündüm. Her ne kadar tekmil beden su içine giremiyorsa da ayaklarda serinlenen kan deveran ederken bütün vücutta tesirini gösterir. Deniz içindeymiş gibi geniş sularda yüzmek kabil değil emme burada da bütün sular insanın kendi ayağından geçiyor. Hiç olmazsa yüzmek zahmeti de olmadığı halde aynı zamanda başka bir şeyle de meşgul olunabiliyor diye, Hendekliler hesabına kendi kendimi teselli ettim.
Şehir hakkında, meclisi umumi azasından, sabık belediye reisi İsmail beyden şu malûmatı aldım: Kasabamızın 5 bin nüfusu vardır. Başlıca ihracat maddemiz tütündür. Bu yüzden şu küçük kasabaya milyonlar giriyordu. Fakat son senelerin iktisadi vaziyeti malûm. Buğday elde, geçen senelerden mal var. Bu seneki tütün rekoltemiz yüzde 25 eksiktir. Fakat mahsul nevi itibariyle iyidir ve iyi yetişmiştir.
Caddelerden geçtiğini gördüğünüz akar su şehrin üstünden geçen dereden alınmış muhtelif istikametlere taksim edilmiştir. Halk bostan ve tarlasını sulamak için bu sudan istifade edebilir. Yazın çok sıcak zamanlarında israfına ve ihtilâflara mahal vermemek için suyu tarlalarına akıtmadan belediye saat başına 5 kuruş gibi ufak bir ücret alır.
Köy başında gördüğünüz çeşmelerdeki iyi suyunuzu temin için 30,000 lira sarfettik. Caddelerimizi gölgelendiren büyük ağaçlar 1302 senesinde nahiye müdürü İsa Şevket bey tarafından dikilmiştir. Yeni bir ilk mektep yaptık. Halk fukara içinde bir bina inşa etmekteyiz. Sokaklarımızı her gün süpürür ve sularız. Belediyemizin 9 - 10 bin lira varidatı vardır.
Hendek'in sokaklarını cidden çok temiz gördüm. Diğer icraatından daha çok fazla olmasına rağmen hemen hiç icraatı olmayan ve sıkışınca parasızlıktan şikâyet eden Bolu belediyesinin kulakları çınlasın. Hendek belediye reisi Osman beyi tebrik ederiz.
İ.Vasfi(1932 Hendek)